Tarih Öncesi Takı Tarihi

Takı tasarımı, insanlığın tarihteki ilk tasarım üretimlerinden ve kişisel mülkiyetlerinden bir tanesidir. Takı tasarımı tarihi, neredeyse modern insan tarihi kadar eskidir. Diğer canlılara göre çok daha yüksek el becerisine ve bilişsel kapasiteye sahip olan homo sapiens ve neandertallerin topladıkları kemik ve deniz kabukları ile başlayan bu süreç, bugün altın baskı yapabilen üç boyutlu yazıcılar (3D printers) ile gelişimine devam etmektedir.


Paleolitik çağda henüz toplayıcılık ve avcılık ile geçinen, gelişmiş beyni ve yüksek el becerileri sayesinde avlanabileceği eşyalar üretmeye başlayan insan, taştan bıçaklar, baltalar, mızrak uçları ve oklar üretmeye başladı. Henüz küçük gruplar halinde göçebe şekilde yaşayan bu toplulukların bu nesnelerle beraber ürettikleri ve tasarım tarihine kazandırdıkları diğer nesne ise takılardı. Yaklaşık olan M.Ö 75.000 yıl önce, topladıkları kemiklerden ve deniz kabuklularından kendilerine kolyeler yapmaları, on binlerce yıl boyunca devam edecek bir geleneğin ilk adamı oldu. M.Ö 28.000 – 43.000 yıl önce Avrupa insanlarının oluşturduğu Aurignac kültüründe boncuk üretimine ve takılara ciddi bir ilgi olduğu bilinmektedir. Bu dönemde bir nesneyi delme, parlatma gibi işlemlerin zor olması, bu nesneleri daha değerli kılmıştır. Arkeolog Terrace Turner’a göre, toplumsallaşmanın başladığı bu dönemde, beden süslemeleri bir anlatı aracına dönüşmüştür. Takı tasarımının gelişmesi, estetik - toplumsal kaygıların dışında Şamanist inançlarla da özdeşleşir. Çoğunlukla avcı yırtıcı hayvanların dişlerinin taşınması, kişinin bu hayvanlarla bütünleşip ruhani güçlerini taşıyacağı inancıyla paralellik gösterir. Beden boyamaları, süsler ve takılar bu dönemde toplumda statünün gösterilmesi, dinsel ve büyüsel inançlar, totemler gibi olgulardan fazlasıyla etkilenmiştir. Neolitik Çağ’da aletlerin ve teknolojilerin gelişmesi, madenlerin kullanılmaya başlamasının önünü açtı. Zengin maden yataklarına sahip Anadolu’da M.Ö 9000’li yıllarda bakır ve malahit işlenerek takılarda ve eşyalarda kullanılmaya başlandı. Bu çağın en gelişmiş yerlerinden olan Çatalhöyük’de ahşap makyaj kutuları, hayvan dişleri, bakır ve kurşun boncukların bulunması bize bu dönemin modasıyla alakalı bilgiler vermektedir. Kalkolitik Çağ’da bakırın ayrıştırılması ve açık döküm tekniğiyle şekillendirilmesi alet ve takı üretimini hızlandırdı. Altın zaten doğada saf veya gümüş ile karışık halde bulunabilen bir maddeydi ve işlemesi kolaydı. Altın, zamandan etkilenmeyerek oksitlenmemesi ve kararmaması sebebiyle 'ölümsüz' olarak görülüyordu ve ışıltılı güzelliği kişileri cezbediyordu. Bu döneme kadar gördüğümüz doğurganlığı abartılı kadın figürleri ve yüceltilen kadınlık, sabanın bulunması ve çapalı bahçe tarımını yapan kadınların yerini erkek iş gücünün almasıyla ataerkil yapıya evrildi. Kaslı ve güçlü tanrılar, göz alıcı takılara ve güzelliğe sahip tanrıçaların önüne geçmeye başladı. Ekonomik olarak büyümeye ve merkezleşmeye başlayan kentler arasında madde ve bilgi alışverişiniz hız kazanması ve çömlekçi çarkının keşfi, çömlek, seramik, biblo heykel gibi diğer tasarım ürünlerinin gelişmesini sağladı. Bronz Çağında (M.Ö 3000) kapalı döküm tekniğinin geliştirilmesi ve kayıp mum tekniğinin bulunması ile birlikte kuyumculuk, seri üretim yapabilen ve standardı olan zanaat haline geldi. Temel kuyumculuk tekniklerinin ‘ölümsüz altın’ ile birleşmesi ile birlikte kuyumculuk, tanrıların ve soyluların olmazsa olmazları arasına girmeyi başardı. Gelişen ticaret yolları ve silah teknolojisi, madenleri krallıkların tekeline soktu, saray atölyeleri kuruldu ve ustalar özgürlüklerini kısmen de olsa kaybetti. Fakat ekonomik kaygılardan uzaklaşmaları krallara en mükemmelini üretme zorunluluğu yeni teknik ve sanatların gelişmesine yol açtı. Dönemin önemli uygarlıklarından Sümer Krallarına ait 'ölüm çukuru' mezarlarda ortaya çıkarılan altın miğfer ve takılardaki işçilik ve ustalık, günümüzün en üst düzey kuyumcularının vitrinlerinde kolayca yer bulabilecek seviyededir. Bu ölüm çukurlarında rastalanan ve beraber gömülmüş takılar, öküzler, 9 yüksek kadın görevli, 59 kadın hizmetkar ve 6 erkek muhafız iskeleti, kralın ölüm sonrası hayatına eşlik edeceğine inanılan kişi ve nesnelerdi.


Artık Mısır'ın (M.Ö 1500) metal kaynaklara kolay erişimi, kendilerine özgü kıyafetleri ve sıcak sebebiyle açık bırakılan kol ve gövdelerin takılar için uygunluğu, yeniden doğuş ve mülkün korunması inancı, gelişmiş taş işçiliği de onları bu konuda önemli bir noktaya taşıdı. Genel olarak tutucu, minik detaylarla farklılaşan, hafif ve ince elbiseler, peştamal ve pililer Mısır'ın geleneksel kıyafetleriydi. Erkeklerin çıplak gövde üstüne giydikleri göğüslükleri, kadınların kol, bilek ve boyun süsleri statülerini gösteriyordu. kabartma tanrıça figürleri ve kakma tekniği ile oluşturdukları kompozisyonlar, en karakteristik özellikleriydi. Bu zaman diliminde gümüşün altından ayrıştırılması ile gümüş işçiliği de ortaya çıktı fakat gümüş de kararma ve oksitlenmesi sebebiyle statü sahibi kişilerce tercih edilen bir metal olmadı.


Milat öncesi devirlerde tekniklerin uygarlıklar arasında geçişi ve birbirlerinden etkilenmesi, üretim yapabileceği krallık arayışlarıyla birlikte 'gezgin ustalar' ın oluşması, siyasi iyi niyet olarak sunulan hediyeler ve savaş sonrasında istenilen haraçlar takı tasarımlarını geniş coğrafyalara ulaştırdı. Sümer etkisinde kalan Girit, Kral Midas'ın işçiliği ile ün salan ülkesi Frigya, halk mezarlarından çıkan mütevazı iğnelerin güzelliğiyle Hititler, mitolojiyi takılar aracılığıyla destana çeviren Yunan Uygarlığı, Büyük İskender' ve Helenizm etkisi ve Roma İmparatorluğu kültürleri de bu yazıda en azından anmadan geçilmemesi gereken öneme sahipler.


Sungir'de yapılan kazılarda, Üst Paleolitik döneme ait (yaklaşık M.Ö 30.000), fiziksel anomalisi olan 2 çocuğun (10 ve 12 yaşlarında) mezarından çıkarılan 10 bin adedin üstündeki kişisel eşya içinden, hayvan dişinden yapılmış figürlerden seçilen iki örnek.


Coğrafya, mitoloji, din, politika, teknoloji gibi konuların etkisiyle dönüşen, tarihi daha iyi anlamamızı sağlayan, insanlığın en eski kendini ifade biçimi olarak görülen, yaşı modern insan ile eş takılar tarihini tek bir yazıda aktarabilmek mümkün değil. Giriş bölümü olarak gördüğümüz bu yazımızı dönemler, medeniyetler, tasarım örnekleri ve teknikler ile detaylandıracağımız haftalık bir yazı serisi ile sizinle paylaşacağız. Yazı serimizi takip etmek için abone olmayı unutmayın